2 Mayıs 2014 Cuma

Bizi Aptallaştırdılar!

Hani insanlar vardır ''Müslümandır'' lakin ''Şeriatçı'' değildir!
Hani insanlar vardır ''Müslümandır'' fakat ''Kur'an'' okumaz!
Hani insanlar vardır ''Müslümandır'' ama ''Aklını'' kullanmaz!



7 Nisan 2014 Pazartesi

Geleneksel Müslümanlık!

   Tarih boyunca insanlık atasının izini süregelmiştir. Onun yaptıkarını yapmış, yapmadıklarını da kısmen yapmamıştır. Bunlara halk dilinde örf, adet, gelenek, görenek v.s denilmiştir. Kısaca değinmek gerekirse;

  • ÖRF: Toplumun katı beklentileri olarak nitelenen birtakım tutum ve davranışlardır.
  • ADET: Tıpkı örfler gibi birçok sosyal içerikli ilişkiyi düzenlemekte, yönetmekte ve denetlemektedir.
  • GELENEK: Bir kuşaktan ötekine geçirilebilen bilgi, inanç ve yaşantı biçimidir.
  • GÖRENEK: Günlük yaşantımızın gerekli gördüğü ilişkilerin düzenlenmesinde rol oynar.                     
   Özet olarak ele almak gerekirse''Toplumların kendi aralarında belirlediği yasaların bütünüdür''. Örneğin insanlığın var olmasından bugüne değin en çok üstünde durduğu kavram Namustur. Toplum arasındaki bağlılığı, dürüstlüğü ve doğruluğu hedef alır. Bu nedenle toplumlar arasında belirlenmiş yasalardan biridir.
   Bütünlük açısından yukarıda belirttiğim şekilde konu anlaşılmışsa ben asıl mevzuma geleyim! Neden geleneksel müslümanlık? Yada müslümanlardamı kendi aralarında bölünüyor? Ne çeşit bir müslümanlıktan bahsediyoruz? gibi sorulara cevap vermeye çalışacağım inşallah. Çok hassas bir konu olması bakımından ve dahada önemlisi anlaşılabilirliği açısından detaylara çokça yer verilecektir. 
   Siz farklı şeyleri aynı anda koklayan birini gördünüz mü? Neyse açık konuşayım. Ben '' müslümanım ama şeriatçı değilim'' diyenleri gördüm. Siz de şahit olmuşsunuzdur. Peki müslüman olup şeriatçı olmamak nasıl bir çelişkidir ben anlamış değilim. Neyse bunu ileri ki günlerde konu başlığı olarak tartışmaya sunarım. Demek istediğim müslümanların zaten bir yasa kitabı var. Bu kitaba ekleme çıkarma yapılmayacağı da belirtilmiş. Bu yasanın da adı Kur'an-ı Kerim. Bu yasayı koyan da Allah c.c'tır Bu yasanın muhataplarıda müslümanlardır. Yeterince açık değil mi? Bakın ne diyor Rabbim:''Sizin Allah'ı bırakıp, kulu durumundakilerden taptıklarınız, sizin ve atalarınızın uydurduğu hayal mahsülü isimlerden ibaret. Bu konuda, Allah size bir ferman indirmişte değildir. Hükümranlık, yargı ve icra kesinlikle Alla'a aittir. O size, kendisinden başkasını ilah tanımamanızı, candan bağlanarak teslim olmamanızı, başkasına kulluk ve ibadet etmemenizi, yalnızca kendi şeriatına bağlanmanızı, kendisine boyun eğmenizi emretti. İşte doğru ve insanlığı, insani değerleri ayakta tutan din, medeniyet, zamanla değişmeyen ve tabii hukuk kurallarını içeren şeriat, düzen budur. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.'' dedi. Ama biz ne yaptık asıl şeriatı(kuran) alıp duvarımızın en güzel bölümüne astık. Tozlanmasın diye bir bez parçasıyla bi güzel paket yaptık! Hatta buda yetmedi, ''abdestsiz dokunulmaz'' dedik. Bi düşünün bizi bu duruma kim soktu! Asıl geleneğimiz,adetimiz kısaca her şeyimiz olan bu ışığımızı kim söndürdü. Cevap hem üzücü hem kahredici....ATALARIMIZ.

15 Mart 2014 Cumartesi

Önce Kendi Aklını Sonra Başkasının Aklını Kullanana Ben İnsan Derim!

                 Hud 51-Nahl 12-Enbiya 66-Kasas 60-Kamer 17-Zuhruf 2-Bakara 242

      Bu ayetler gibi -benim araştırmama göre- Kur'an-ı Kerim'de 75 ayet geçiyor. Merak ettim acaba neden Allah düşünmemizi istiyor? Alimlerimize uymak varken neden aklımızı yoralım? Uğraşacak başka şeyler varken neden böyle şeyleri düşünelim! Nasılsa yerime bunları düşünecek birileri var! Diyorsanız ayvayı yediniz. ''Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını(güzelce) kullanmayanlara verir. Yunus süresi 100. ayet '' Üzülerek belirtmeliyim ki birçoğumuz o azabı tadacaktır. Çünkü düşünmüyoruz, akletmiyoruz, Allah'ın verdiği bu nimetlerin en güzeli olan aklı kullanmıyoruz. Peki neden kullanmıyoruz veya kullanamıyoruz? İnsanoğlu fıtrat olarak meraklı yaratılmıştır. Dolayısıyla merak ettiği için düşünür. Onu düşünceden alıkoyacak -bence- 2 şey var. İlki dünyadaki malayani şeylere fazla kafa takması(eğlence, gezme-tozma, karı-kız v.s). İkincisi ve bence en önemlisi bazı insanlara fazla güvenmesi, onların aklına itibar etmesi ve yanlış yapacaklarına ihtimal vermemeleri. Bakalım Kitabımız bu konuda ne diyor! ''Dinlerini parça parça edip hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiç bir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Enam 159'' Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra çekişmeye girip fırkalar halinde(mezhepler) parçalananlardan olmayın. Ali İmran 105'' Daha çok varda aklıma gelmiyor. Sanırım kendi aklınızı kullanmanızın zamanı geldiğini akletmişsinizdir. Kendi aklınızı kullanmanız dileği ile...

Kendimizi kandırmayalım

Yeryüzündeki Fesatçılar!

       Konuşmak gerek bazen avazımızın çıktığı yere kadar hıçkırmak gerek... Ama bir de bakmışsın ki  sen dağa taşa çalıyormuşsunda herkes senden bi haber. Hani Üstad Hazretleri; '' Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum.... Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına birşey bilmiyorum.''  Der ve feryat eder. Ama duyan pek azdır,sağırdır kulaklar ve hakikatı görmez şu kör olasıca gözler!       Zaman mı değişti yoksa içindeki cesetler mi? Neyin peşindeyiz, hangi amaca hizmet etmekteyiz?  Bir gün toprak olacağımızı bile bile neden hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, hayatı kendimize zindan ederiz? Aslında cevaplar içimizde... Asıl mesele bunlarla yüzleşmede... ''Çünkü yüzleşirsek hayat kısalır, anlamsızlaşır, nefes alamayız, yaşamak varken ne gerek var sebeplere'' der bi kısm-ı taife. Der ve kaybeder! Sonra kendi kitabını yazar ve ona iman eder. Eğrisi ile doğrusu ile yaşamak ister, bir zevk için bin elemi çekmek ister.       Ahir zaman dedikleri bu olsa gerek. Bakarsın ki çıkmış bir köşede ben Müslümanım der. Onu bırak Kainatın Yaratıcısı ne der: -Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.| Kur'an; Bakara Sûresi 11-12 Ayet Meali-  Evet ne yazık ki farkında değildirler.       
Sözün özü; kul kula kulluk eder. Açıp Kitab-ı Mukaddesi acaba Allah ne der diye merak etmez. Bildiğini okur, uyar nefs-i şeytanına... Evet ne yazık ki MÜSLÜMANIM der Yeryüzündeki Fesatçılar...!  Ves-selam

12 Mart 2014 Çarşamba

Neymiş Dini Siyasete Karıştırmıyacakmışız? Din Siyasettir Kardeşim!

Bazen Sadece Bakarsın!
        Aman dikkat günümüz müslümanların arkasından namaz kılarken bir kez daha düşünün... Öyle ya o nereye sen oraya. Biz Kitabı attık bi kenara artık kendimiz konuşuyoruz. Daha doğrusu elimize başka kitap tutuşturdular alın okuyun, bu devrin nizamı budur dediler. “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden her kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51)  Yeterince açık değil mi?       Hadi neyse bunu geçtim peki şuan içinde bulunduğumuz demokrasi hezeyanına ne demeli. Yahu Allah aşkına demokrasi bunun neresinde... Adalet askıya alındı. İsteyen istediği gibi atını oynatıyor. Son olarak DİN SİYASETTİR KARDEŞİM!